16 Kasım 2011 Çarşamba

Bye Bye Guus , Wellcome Avcı

Aslında kötü hoca demek gelirdi içimizden ama işin aslında Guus Hiddink kötü bir hoca değildi, tek kötü olan yanı bizim için başarı sayılan tek kriter olan finallere gidemememizdi... Belki kariyer olarak başa getirdiğimiz en iyi hocalardan biridir Guus Hiddink... Rusya ile başarılar yaşayan, Güney Kore yi belki bir daha tarihinde göremeyeceği durumlara taşıyan Chelsea ile kısa zamanda iyi sayılacak başarılar yaşayan, Dünya da çalıştırdığı tüm takımlarda önemli başarılar kazanan bir antrenördü aslında... Aldığı ücretle ülke gündemini epeyce meşgul eden Fatih Terim den bile daha yüksek bir maaşla bünyemize kattığım Hollandalı çalıştırıcının belki de hiç konuşulmayan tarafıydı dolgun banka hesabı... Kapısında bekleyen dünyaca ünlü kulüp ve milli takımların hepsini reddedip TÜRK milli takımını seçmesi ve bizim de uzun müddet kapısında nöbet tutmamız bu duruma zemin hazırlamıştı aslında.... Her ne kadar başarılı olsa benim de aklımın ucuna gelmezdi Guus hocanın aldığı maaş ama bize göre başarısız olan hocanın maaşına değinmeden de edemedim... Neyse... Belki yeteri kadar destek veremedik belki yeteri kadar ciddiye alınmadık belki de kimyamız uyuşmamıştı Guus Hiddink ile... Sonuç olarak ise Luis Aragones, Frank Rijkard ve Vicente Del Bosque nin sonu gibi kovulmak olmustu Hollandalı çalıştırıcının sonu... Ve sonunda bye bye diyebildik Guus Hiddink'e... Abdullah Avcı ya gelirsek Türkiye'nin son dönemde yetiştirmiş olduğu en başarılı hocalar içinde belki istikrarı belki gençlere verdiği önem ya da U17 milli takımıyla aldığı Avrupa Şampiyonluğu sayesinde en tepeye yazabildiğim hocadır Avcı hoca... Peki Abdullah Hoca ne yapmalı? Aslında cevabı çok zor olan ama bir o kadar da net olan bir soru bu... Türk insanın ise artık belli oyunculara evde giydiği pijama kadar rahat forma verilmeme isteğine cevap vermeli hoca... Son Hırvatistan maçında da gördüğümüz gibi bazı oyuncuların formasının o kadar da garanti olmaması gereklidir aslında... Arda, Emre, Gökhan Gönül gibi oyuncuların yerine de oynatabileceğimiz sayısız genç ve başarıya aç oyuncularımızın da olduğu gözle görülür bir gerçektir ki Abdullah Hoca da gençlere verdiği önem ve birlikte çalışma yeteneğini ile bu sorunu kolaylıkça aşabilecektir... Fakat A Milli düzeyde ilk defa çalışan hoca ya ülke futbolunun duayenleri de tecrübeleri ile yardımcı olmak zorundadır... Kısa sürede hoca dan beklenen başarı ise başarılardan başarılara ulaşabilmesi olmamalıdır... Şahsi beklentim ise gerekirse 2014 ün bile feda edilmesi fakat bunun karşılığında İngiltere Almanya ya da Brezilya gibi bir futbol mentalitesi oluşturulmasıdır ve Avcı hoca uzun bir zaman zarfında bunu yapabilecek düzeye hem kendini hemde milli takımı getirmesidir... Avcı hocanın maaşı ise kesinlikle tartışılacak bir konu olmamalıdır ki başarı için hocanın önü kesilmemelidir... Peki biz ne yapmalıyız? İşte bu sorunun cevabı çok basittir... Basın olarak alınan her kötü sonuç sonrası gazetelerde boy boy üzüntü temaları yerine destekleyici ve olumlu yönde eleştirici habercilik yapılmasıdır... Birey olarak ise alınan kötü sonuçlar sonrası istifa davetleri yerine motive edici konuşmalar yapılması , küfürler yerine destek tezahüratları yapılmasıdır... Kesin ve net başarının gelmesi için ABDULLAH AVCI ve ekibine kayıtsız şartsız destek verilmesi ve önünün kesilmemesi gerekmektedir... Bu riske ise değip değmeyeceğini zaman gösterecektir... T.F.F ye yakına kaynaklardan alınan bilgiye göre kısa zamanda Avcı ile sözleşme imzalanacaktır... Bizim üstümüze düşen şey destek vermek olduğu unutulmamalıdır...
HOŞ GELDİ ABDULLAH AVCI...








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder